Malpraktis Davası

Sağlıklı yaşam hakkı, en önemli ve evrensel insan haklarından birisidir. Hukuka uygun tıbbi müdahale sağlıklı yaşamın devamı için olmazsa olmazdır. Söz konusu müdahalenin hatalı/eksik uygulanması telafisi zor sonuçlara yol açabilmektedir. Bu kapsamda hekimlerin görevi tıbbi standartlara bağlı kalarak hastaları sağlığına kavuşturmak için çaba sarf etmektir. Tıp biliminin içerisinde bulunduğu gelişim süreci çerçevesinde oluşan, hekimlerin geneli tarafından kabul görmüş ve pratikte sıklıkla uygulanan tedavi metotları tıbbi standarların oluşmasını sağlamaktadır.

Ancak her tıbbi müdahalenin belli ölçüde risk oluşturabileceği bilinmektedir.  Ortaya çıkabilecek her sorun malpraktis davasına sebebiyet oluşturmayabilir. Tıbbi standartların doğru ve eksiksiz bir biçimde uygulanması hâlinde hastada oluşabilecek komplikasyonlardan hekim sorumlu tutulamayacaktır. Burada önemli olan nokta;  hekimin standartların dışında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olması kısacası kusurlu davranışta bulunmuş olması gerekmektedir. Ancak bu koşulda hekimin sorumluluğundan bahsedilebilecektir.

Malpraktis Kavramı : 

Malpraktis kavramı tıbbi bir terim olup, yanlış tedavi uygulamasını ifade eder.

Türk Tabipler Birliği Hekimlik Meslek Etik Kuralları 13. madde malpraktis kavramını ” bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeni ile bir hastanın zarar görmesi, hekimliğin kötü uygulanması” şeklinde tanımlamıştır.

Dünya Hekimler Birliği’ne göre ise malpraktis; “hekimin tedavi sırasında standart, güncel uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavisini vermemesiyle oluşan hasar” olarak tanımlanmıştır.

Malpraktis Durumunda Hangi Davalar Açılabilir?

Malpraktis sonucunda tedaviyi yanlış uygulayan doktorun ve bağlı bulunduğu kurumun hukuki sorumluluğu doğacaktır. Şartları oluştuğu takdirde tazminat ve cezai yaptırım uygulanmaktadır.

Yanlış Tedavi Sonucunda Maddi ve Manevi Tazminat :

Bilinmelidir ki; tedavinin hatalı uygulanması Borçlar Hukuku kapsamında haksız fiil ve sözleşmeye aykırılık teşkil eder. Yargıtay özel hastanelerde hasta ile doktor arasında bir vekalet ilişkisi kurulduğunu kabul eder ve malpraktis vakalarının özel hukuk alanına girmesinin sebebi de budur.

Malpraktis davasından söz edebilmek için yukarıda bahsedildiği üzere, hekimin özen yükümlülüğüne aykırı davranışı aranmaktadır. Tedavi sonrasında hastalığın artmasına ya da yeni bir hastalığın ortaya çıkmasına hasta kendi kusuru veya ihmali ile neden oldu ise hekimin veya hastanenin  sorumluluğuna gidilmesi hukuki netice doğurmayacaktır. Hasta zararın varlığını, hekimin kusurunu ve kusurla zarar arasında illiyet bağı olduğunu ispat ettiği takdirde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilecektir.

Malpraktis davası için hukuki koşulların sağlanması durumunda maddi ve manevi tazminat davası açılabilecektir.

Maddi tazminat ;

• Yanlış tedavinin neden olduğu hasarın giderilmesi için yapılan veya yapılacak olan tedavi masrafları,

• Uzun kaybı veya kalıcı hasar durumunda ömür boyu sürecek tedavi masrafları,

• Hasta başkasının bakımına muhtaç hale gelmişse ömür boyu sürecek bakım masrafı,

• Hasta işgücü kaybına uğramışsa bu nedenle mahrum kaldığı ve kalacağı çalışma geliri,

• Hastane/ameliyat masrafları hesaplanacaktır.

Manevi tazminat ;

• Hastanın yaşadığı acı ve ızdırap,

• Hayattan alınan zevkin azalması,

• Gerekli şartların gerçekleşmesi durumunda hastanın yakınlarının yaşamış olduğu acı ve ızdırap talep edilebilecektir.

Hatalı tıbbi müdahale sonucunda ölümün meydana gelmesi halinde, ölenin yakınları tazminat talebinde bulunabileceklerdir.

Malpraktis Sonucunda Ceza Davası:

Tedavi sürecinde kişilere yapılan müdahalelerin hukuka uygun kabul edilmesinin sebebi hastanın tedaviyi kabul etmesi, bu anlamda ilgilinin rızasıdır.

İlgilinin rızası hukuka uygunluk sebebinin oluşabilmesi için bazı şartları taşıması gerekir:

  • Öncelikle doktor tarafından gerçekleştirilen müdahale tedavi amaçlı olmalıdır.
  • Müdahale tıp biliminin gereklerine uygun olarak yapılmalıdır.
  • Hasta tedavi süreci, olası riskler konusunda aydınlatılmış olmalıdır.
  • Tıbbi müdahaleye rızasını beyan eden hastanın buna ehil olması gerekir.

Hukuka uygunluk nedeninin şartlarının oluşmaması halinde yapılan müdahale hukuk aykırı hale gelecektir. Bununla birlikte yapılan tıbbi müdahaledeki hata, hastanın vermiş olduğu onamı ve riski kapsamayacak sonuçlara yol açmışsa vücut bütünlüğüne karşı işlenmiş bir suç oluşturur. Hangi madde kapsamına giriyorsa (TCK md.85, TCK md.89 vb.) bu kapsamda cezai sorumluluk ortaya çıkacaktır.

Malpraktis Davaları Nerede Açılır?

Bu sorunun cevabı hastanenin özel veya kamu kurumu olmasına göre değişmektedir;

   -Devlet Hastanesi ve Üniversite Hastanelerine Karşı Açılacak Tazminat Davaları:

Kamu kurumu niteliğindeki devlet veya üniversite hastanelerindeki tıbbi uygulama ile ilgili malpraktis davalarında idari yargı görevlidir.Dava idare aleyhine açılır.Devlet kusuru oranında personel olarak çalıştırdığı doktora rücu edebilir.

   -Özel Hastaneye Karşı Açılacak Tazminat Davaları:

Hekim ile hasta arasında kurulduğu kabul edilen vekalet ilişkisinin sonucu olarak bu davalarda tüketici  mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilmektedir. ( Yargıtay 13.H.D. 2014/30305 E. , 2014/35473 K) Dava doğrudan hekim aleyhine veya özel hastaneye karşı da açılabilir.

Malpraktis Davalarında Tazminat Davası Açma Süresi:

Kamu kurumu niteliğindeki devlet ve üniversite hastanelerinde meydana gelen hatalı uygulama nedeni ile idare aleyhine açılacak davalarda İYUK hükümleri gereğince 1 yıllık süre uygulanacaktır. Süre, zararın öğrenilmesinden itibaren başlayacaktır.

Özel hastanede meydana gelen hatalı uygulama nedeni ile açılacak tazminat davasında 5 yıllık süre geçerli olacaktır. Süre, zararın öğrenilmesi ile başlayacaktır. ( Yargıtay 13. H.D. 2011/2343 E, 2011/11552 K)

 

Malpraktis davaları, konusu sağlık olması sebebiyle ekstra ciddiyet ve özen isteyen davalardandır. Mağduriyet yaşamış olan hastanın veya hasta yakınlarının, uğramış oldukları zarar sebebiyle hukuki mücadele vermek istemesi halinde söz konusu süreci mutlaka bir avukata danışarak atlatmaları tavsiye olunur.


Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması şahsi ve fikri haklara aykırılık teşkil edeceğinden hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.

Bu makaleden kısa alıntı yapmak için makalenin aktif linki eklenerek  alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :  -“Malpraktis Davası” başlıklı makale yazarı Av.Pınar Şakrak tarafından www.altopraksakrakhukuk.com adresinde yayınlanmıştır.-

Yazı oluşturuldu 17

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön