Düğün Takıları (Ziynet Eşyası) Nasıl Paylaşılır?

Düğünde karı – kocaya takılan takıların kime ait olduğuna ilişkin tartışma Yargıtay’ın geçtiğimiz yıllarda vermiş olduğu kararlar ile son bulmuştur. Buna göre düğünde takılan bütün takılar kadının sayılmaktadır. Aşağıda buna ilişkin bazı emsal kararları göreceksiniz:

Kural olarak düğün sırasında takılan ziynet eşyaları, kim tarafından, kime takılırsa takılsın, kadına bağışlanmış sayılır ve artık kadının kişisel malı sayılır. ” (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2015/17417 K.)

Düğünde takılan ziynet eşyaları ve takılar kadına ait olup, onun kişisel eşyası niteliğindedir. ” (Yargıtay 2. Hukuk D. 2017/9893 K.)

Düğün Takıları Nasıl Talep Edilir?

Boşanma durumunda düğünde takılan takılar, boşanma davası ile birlikte talep edilebileceği gibi, boşanma davasının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava ile de talep edilebilir. Düğün takıları kadının kişisel malı kabul edildiği için “boşanmada mal paylaşımı” hususuna dahil edilmeyecektir. Boşanmada mal paylaşımı ile ilgili yazımızda açıkladığımız üzere kişisel mallar, boşanmada mal paylaşımına dahil edilmez.

Düğün Takılarının Kimde Kaldığının İspatı

İspat yükü Türk Medeni Kanunu 6. maddesine göre taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Bu sebeple eğer kadın ziynet eşyasının zorla elinden alındığını iddia ediyorsa bunu ispatlaması gerekmektedir. Ziynet eşyalarının rahatlıkla saklanabilen ve taşınabilen eşyalar olması sebebiyle evden ayrılan kadının bu eşyaları yanında götürecek olması hayatın olağan akışına uygundur. Bu sebeple düğün takılarının kadının üzerinde olduğu varsayılır. Ziynet eşyalarının varlığı, ziynet eşyalarının kendisinden zorla alındığı ve götürmesine engel olunduğu gibi hususları ispat külfeti kadında bulunmaktadır. Bununla birlikte ziynet eşyalarının iade edilmek üzere kocaya verildiği, kadının onayı ile bozdurulup müşterek ihtiyaçlar için harcandığı gibi hususlar koca tarafından ispatlandığı takdirde koca bunları iade yükümlülüğünden kurtulur.

Yargıtay’a göre ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardan olduğu için evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Hayat deneyimlerine göre olağan olan bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Bu durumda, davacı kadın, dava konusu ziynet eşyasının varlığını ve evlilik birliği içinde elinden zorla alınıp, bozdurulduğunu ispat yükü altındadır.Kural olarak, düğün sırasında takılan ziynet eşyaları kim tarafından takılırsa takılsın, aksine bir anlaşma bulunmadıkça kadına bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Bu eşyaların iade edilmemek üzere kocaya verildiği, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup müşterek ihtiyaçlar için harcandığı hususu davalı tarafça kanıtlandığı takdirde, koca bu eşyaları iadeden kurtulur. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Karar : 2019/25).

Davalı-karşı davacı kadın, ziynet eşyasının davacı-karşı davalıda kaldığını ileri sürmüş, davacı-karşı davalı ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olan, bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması yada evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer bir deyimle bunların davalının zilyetlik ve siyanetine terk edilmiş olması olağana ters düşer. Diğer taraftan, söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’idendir. Onun için evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi gizlemesi her zaman mümkündür. Davacı-karşı davalı kadın dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır. Olayda kadın, dava konusu ziynet eşyasının, götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha öncede götürme fırsatı elde edemediğini ispat edememiştir. Buna rağmen yukarıda yazılı ilkelerde hataya düşülerek hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. (Yargıtay 2.Hukuk Dairesi – Karar : 2017/3455).

Düğün Takıları Davası Zamanaşımı :

Düğün takıları aynen iade veya bedel iadesi şeklinde talep edilebilir. Eğer düğün takıları mevcudiyetini koruyorsa, takıların aynen iadesine ilişkin istihkak davası açılır; eğer düğün takıları mevcut değilse bu defa takıların aynen iadesi mümkün olmadığı için bedel iadesi talebinde bulunularak tazminat davası açılması gerekecektir.

Bu durumda istihkak davası söz konusu ise herhangi bir zamanaşımı süresi yoktur, dava her zamna açılabilir. Ancak bedel iadesine ilişkin talep söz konusu ise 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dava açılmalıdır. 10 yıllık süre boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren başlar.

______________________________________________________________________________

Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması şahsi ve fikri haklara aykırılık teşkil edeceğinden hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.

Bu makaleden kısa alıntı yapmak için makalenin aktif linki eklenerek  alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :  -“Düğün Takıları (Ziynet Eşyası) Nasıl Paylaşılır?” başlıklı makale yazarı Av.Pınar Şakrak tarafından www.altopraksakrakhukuk.com adresinde yayınlanmıştır.


Yazı oluşturuldu 17

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön